Migren aşısıyla ilgili gerçekler

Migren genetik olan ancak çevresel faktörlerle ön plana çıkan şiddetli bir ağrıdır. Gerek sıklığı gerekse şiddeti nedeniyle kişilerin günlük yaşamını, iş ve aile hayatını olumsuz etkiler. Bugüne kadar migren için uygulanan  tedaviler başka hastalıklarda kullanılan ancak tesadüfen migrene iyi geldiği ortaya konulmuş tedavilerdi. Epilepsi ilaçları, depresyon ilaçları, kalp ilaçları gibi…

Dolayısıyla bugüne kadar migren için spesifik olarak keşfedilmiş bir tedavi bulunmuyor. Son zamanlarda gündemde olan migren aşısı bu açıdan büyük ilgi gördü. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz’e migren aşısıyla ilgili merak edilenleri sordum…

İşte yanıtları ve kendi kendinize uygulayabileceğiniz 3 soruluk migren testi…

KLASİK AŞILARDAN FARKLI MI?

Migren aşısı-monoklonal antikor, migren ilk tetiklenip henüz iltihap maddeleri ortaya çıkmadan hemen önce, en önemli iltihap maddesi sayılan CGRP maddesinin çalışmasını durdurarak migren atağının başlamasını önler veya atak sırasında ağrıyı kontrol eder. Pratik uygulaması aşıya benzemesi yanında migren aşısının bir antikor, yani tıpkı diğer aşılarda kullanılan maddelere benzer bir görevi var. Aşılarla aynı mantıkla üretilmiş, uygulanan madde vücutta ortadan kaldırılması gereken maddeyi direkt yakalayabiliyor ve onun çalışmasını durduruyor. Ancak bildiğimiz klasik aşılar gibi bir kere yapılan ve sürekli koruyan bir özelliğe sahip değil. Bu aşının etkisi iki hafta ile dört hafta arasında değişiyor. Bu nedenle iki-dört hafta sonra tekrarlamak gerekiyor.

NASIL UYGULANIYOR?

Migren hastaları şu anda piyasada olan aşıyı aylık aralıklarla kendileri koldan uygulayabiliyor. İğne insülin iğnesi büyüklüğündedir ve uygulaması oldukça basittir. Bu yeni monoklonal antikor tedavisi ile hastaların çoğunluğunda ilk ay içinde etkinlik ortaya çıkıyor. Migren hastalarının yüzde 60-70’inde etki sağlamak mümkün görünüyor. Unutulmamalıdır ki, biz hekimler için tedavi etkinliği ağrıları tamamen ortadan kaldırması ile değil, ağrı sıklığının yüzde 50 ve daha fazla azalmasıyla ölçülmektedir.

GEBELİKTE DE YAPTIRILABİLİYOR MU?

Gebelikte bu tedavinin güvenilirliğini henüz bilmiyoruz ve kullanılması sakıncalı görünüyor. Bunun yanı sıra monoklonal antikorların etkisi aylarca sürebiliyor. Bu nedenle gebelik planlamasından birkaç önce bu tedaviyi kesmek gerekiyor.

YAN ETKİLERİ VAR MI?

Migren aşısının bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur. Önceki çalışmalarda karaciğer sıkıntısı olabileceği görüldü ve ilaç tekrar geliştirilerek bu yan etki ortadan kaldırıldı. Şu an için, grip veya soğuk algınlığına benzer bir tablo ve iğne ağrısı, düşük olasılıkla oluşabilecek yan etkiler olarak sayılabilir. Ancak yine de bunun yeni bir tedavi olduğu göz önüne alınarak, uzun vadede yan etkilerine dikkat edilmesinde fayda var.

KESİN BİR ÇÖZÜM MÜ?

Migren aşısı hiçbir şekilde gerçek ve tam çözüm değildir. Bu tedavi arayışı içinde olan hastalarımızın büyük bir çoğunluğu, aşıyı olduktan sonra migrenden tamamen kurtulacakları inancında. Maalesef aşı da tüm diğer tedaviler gibi geçici bir çözümdür. Siz kullandığınız sürece yanıt alabileceksiniz. Ancak ağrınızı tetikleyen gerçek nedenleri bulup hekiminizin bu sebepleri ortadan kaldırmaya yönelik, sizinle işbirliği halinde yapacağı tedavi sizi kesin çözüme ulaştıracaktır.

KENDİNİZİ TEST EDİN

Migren 5 ile 72 saat süren şiddetli bir ağrıdır, hareketle kötüleşir ve tek taraflıdır. Baş ağrısına bulantı, kusma veya ışığa ve sese hassasiyet eşlik edebilir. Ağrılar nedeniyle işimiz, sosyal ilişkilerimiz, aile hayatımız olumsuz etkilenir. Ancak bu kadar şiddetli ağrıya rağmen çoğunlukla hekimlerin yazdığı migren ilaçlarını içmek istemeyiz. Çünkü hepsinin farklı yan etkileri vardır ve hiçbiri migren için spesifik ilaçlar değildir. Öte yandan ‘Kendi kendimize migren tanısı koyabilir miyiz’ diye sorarsanız bunun cevabı ‘Evet’tir. Kendinize şu üç temel soruyu sormalısınız. Bu 3 sorunun en az 2 tanesine cevabınız evet ise sizde yüzde 90 ihtimalle migren vardır. Tabii bunun için temel şartımız başağrılarınızın en az 6 aydır devam ediyor olmasıdır.

■ Başağrılarınız size işinizden sosyal hayatınızdan soyutlayacak kadar şiddetli mi?

■ Başağrılarınız sırasında bulantı yakınmanız oluyor mu?

■ Başağrılarınız sırasında ışık rahatsızlığından yakınıyor musunuz?

Migren tanısını kendinize bu soruları sorarak pratikte koyabilirsiniz ama doğru tanı ve etkin tedaviyi almak için mutlaka bir nöroloğa görünmenizde fayda var. Zira bazı hastalıklar var ki zaman zaman migren baş ağrılarını taklit edebiliyor… Tiroid hastalıkları, sinüzite bağlı baş ağrıları gibi.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir