Erdoğan: Doğu Akdeniz’de haklarımıza kastedilirse sert cevap veririz Posted on 13 Haziran 2026 by Yusuf Arslan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kimse macera peşinde koşmasın. Kimse siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın. Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kastedilirse, bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada krizlerin ve savaşların devam ettiğini hatırlatan Erdoğan, İsrail’in kurulduğu günden bu yana bölgede barışı, huzuru, refahı ve güvenliği tehdit eden bir fonksiyon icra ettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistin’e yönelik işgal ve Filistinlilere yönelik soykırım sistematik bir şekilde devam ediyor. Bakınız Gazze’de tüm dünyanın gözleri önünde 73 bin masum insan katledilmiştir. Bu soykırım halen hem katliam boyutuyla hem de insanlık dışı tecrit boyutuyla sürmektedir. İnsanlık tarihinin en kanlı soykırımını gerçekleştiren İsrail, aynı anda İran’a saldırmış, yetmemiş aynı anda Lübnan’ı işgal etmeye başlamıştır. Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerinin tepkilerine rağmen İsrail Lübnan’dan çekilmeyi reddetmekte, buradaki kanlı operasyonlarını devam ettirmektedir. 2 Mart’tan bu yana Lübnan’da katledilenlerin sayısı 3 bin 700’e, yaralıların sayısı ise 11 bin 400’e ulaşmıştır” açıklamasında bulundu. “Türkiye’nin güvenliği sadece Hatay’dan değil, Halep’ten, Şam’dan, Beyrut’tan başlar” İsrail’in eş zamanlı olarak Afrika ülkelerini ve Akdeniz’i istikrarsız hale getirmek için de sinsi bir çabanın içine girdiğini kaydeden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “İsrail, mevcut hükümetin yönetiminde şımardıkça şımarmış, sadece bölge için değil, insanlık için de bir tehdit kaynağı haline gelmiştir. Netanyahu ve cinayet şebekesinin Suriye ve Lübnan’a yönelik saldırıları, bu iki kardeş ülkeyi olduğu kadar artık Türkiye’yi de tehdit eder bir noktaya taşınmıştır. Şunu bir defa herkesin bilmesini isterim; Suriye ve Lübnan müstakil, bağımsız iki devlettir. Ancak bu iki devlet, yani Suriye ve Lübnan aynı zamanda Türkiye’nin sevgi ve kardeşlik coğrafyasının içinde yer alan iki devlettir. Şam ve Beyrut, İstanbul’un iki kardeş şehridir. Türkiye’nin güvenliği sadece Hatay’dan değil, Halep’ten başlar, Şam’dan başlar. Türkiye’nin güvenliği Beyrut’tan başlar. Kardeşlerimizin ülkelerinde hiçbir emrivakiye müsamaha göstermeyiz, kardeşlerimize yönelik hiçbir saldırıya göz yummayız. Şimdi bunlar ve tetikçileri çıkıyorlar, sağda solda Türkiye’yi hedef alan güya tehditler savuruyorlar. Hiç bunu söylemenize gerek yok, biz sizin niyetinizi, amacınızı, hedefinizi zaten çok iyi biliyoruz. Biz, sizin neyin peşinden koştuğunuzu çok iyi görüyoruz. Arz-ı Mevmud hezeyanının nihai hedefinin ne olduğunun gayet iyi farkındayız. Allah’ın izniyle buna asla müsaade etmeyeceğiz.” “Türkiye’nin ve Kıbrıs Türk’ünün hak ve hukukuna kastedilirse, bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmelere de değinerek, “Şimdi Akdeniz’de, özellikle de Kıbrıs Adası’nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini görüyoruz ve gelişmeleri de çok yakından takip ediyoruz. İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar İsrail’in fitne kayığına binmişler, siyonizmin taşeronluğunu üstlenmişler, güya Doğu Akdeniz’de birtakım ham hayallerin peşine düşmüşler. Çok açık söylüyorum, kimse macera peşinde koşmasın. Kimse siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın. Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kastedilirse, bilinmes
